25/11/2009 ·
Barışı Daşlamayın..!
Ne zaman; ülke içinde kargaşa ve kaostan yana bir kıpırdanma olsa, her kesimden; dış ve karanlık bir gücün varlığından dem vurulur. Birbirine düşmanca yönelenlerin hiç mi kabahati yok. Akıl ve iz'an taşımıyorlar mı? cücük
beyinli insanlar mı, birbirini taşlayanlar. Olmadık zamanlarda; meydanları kışkırtan siyasiler, sütten çıkmış ak kaşık mı ? yani. Kişisel ego ve kaprislerinden arınmışlarmıdır dersiniz. Sanmıyorum. Hepsi olması gereken gibi değil, istedikleri gibi davranmayı tercih etmekteler. Hani; "Barış-kardeşlik ve özgürlük" süreciniz. Üç beş günde domura mı uğradı ?. Anılan bu sürecin sağlıklı ve doğru yürütülebilmesi için; hani barışçıl çabalar sarfetmeleriniz. Bu yalnış politikalarla nasıl barışı sağlayacaksınız. Bir kesim; evlerinin balkonlarından bayrak sallayarak ne idüğü bellisiz el kol hareketleriyle aşağıdakileri tahrik edecek, aşağıdakiler de, onların yaptıklarına karşın atağa geçecek, çağdaş ve insani olmayan tablolar sergileyecek. Bu yapılanların hepsi yalnış, birlik ve dirliğe saplanan en keskin neşterdir. Sallanan bayraklar hepimizin bayrağı. Bayrak, kimsenin tekelinde değildir.Hiç bir kimse bayrağı; bir başkasından daha fazla sahiplenmeye ve onu istismar etme hakkına sahip değildir. Ay yıldızlı bayrak; kimsenin babasının malı değildir. Bayrak bu ülkede yaşayan tüm vatandaşların ortak şan ve şerefidir. Bu ülkede yaşayan her ferdin bayrağı koruyup kollama ve ona karşı duyarlı davranma mecburiyeti vardır. Bu konuda siyasi aktörlerin daha fazla hassasiyet gösterme gibi bir misyonlarının varlığını hatırlatmak isterim. Yalnış zaman ve uygun olmayan yerlerde mitingler düzenleyip ortam germenin, barış sürecine nedenli fayda sağlar; onuda anlamak mümkün değildir.
Elbetteki mitingler siyasi partilerin en doğal haklarıdır. Ancak zamanı ve mekanı çok iyi seçmek gerekmez mi. ? Çünkü kaygan ve hırçın bir zeminde bulunmaktasınız. Bu zeminde yol almaya çalışırken adımlarınızın kontrollü olmasına dikkat etmeniz gerekmiyor mu.?
Biz siyaset ve siyasetçilerin problem yaratan değil; ancak problem çözmek için var olduklarını bilmekteyiz.
" Muhterem Baylar-Bayanlar; koynunuzdaki taşları birbirinize atmayın lütfen. Paralamayın birbirinizin kafacığazını ve yüreğini. Söndürmeyin yeni ocakları, ağlatmayın başka anaları-bacıları. Yetim ve öksüz bırakmayın körpe kuzuları.
Kin ve nefretle birbirinize atacağınız her taş, unutmayın ki; Barışa giden aydınlık yolun önünde barikat oluşturacaktır.
"Daşlamayın Barışı". Koparmayın halklar arasındaki kardeşlik bağlarını.
Kesintiye uğratmayın demokrasiyi.
Uzlaşı ve barış kültürünü tesis ederek, ülke ve ülke insanının layık olduğu ve özlem duduğu çağdaş ve katılımcı demokrasiyi oluşturmaya çalışın.
"Atma bu daşları ben yaralıyam"
"El alem al geymış ben karalıyam"
Yaralı ve karalı bırakmayın bu ülkeyi.
Buna hiç, ama hiç hakkınız yok beyler.
Sabri Temel/26-Kasım-2009
Kalıcı Bağlantı
(2) Yorum yaz!